Yemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ekim 2011 Perşembe

Tatlı şeyler

Öğle yemeğinin ardından şööyle güzel bir tatlı ne iyi giderdi değil mi:) Ama bu kadar güzelini bulmak her zaman mümkün olmuyor; bari fotoğraflarıyla avunalım:) 

Renkler süper:


Mor olan favorim:


Basit ve şık görünüyor:


Hımmm:)


Çok şirin ama çok uğraştırıcı:


Sevgiliye özel:


Çok çekici:


Kaşık kaşık yemelik:)



Fotoğraflar buradan alındı. Siteyi gözden geçirdiğinizde yiyecekler dışında da oldukça başarılı fotoğrafların bulunduğunu göreceksiniz. İyi seyirler...


30 Ağustos 2011 Salı

Tiramisu

Yapmayı sevdiğim ve becerebildiğim nadir tatlılardandır tiramisu:) Zaten o kadar kolay ki, beceremesem ayıp olurdu. Bugün, klasik yuvarlak pasta şeklindeki tiramisumu yaptıktan sonra bir değişiklik yaptım ve artan malzemeleri kadeh içerisinde değerlendirdim. Bakınız : Resim 1 :)

Resim 1 :)

Gönül isterdi ki bayram bayram bir baklava açabileyim:) Ama o da herkesin harcı değil. En iyisi ben haddimi bilip yapabildiklerimle yetineyim:) 
Tiramisunun yapılışına gelince; kreması için: 4 bardak süt, 3 fincan un, 3 fincan toz şeker ve 1 pk labne peyniri gerekiyor. Süt, un ve şekeri karıştırıp pişirdikten sonra karışımı ocaktan alıp içine labne peyniri ekliyoruz Homojen bir karışım elde edene kadar karıştırıyoruz.. Marketten aldığımız 2 katlı kakaolu pandispanyaları nescafe ile ıslatıyoruz :) Sonra pandispanyaların arasına ve üzerine(en üste) krema sürüyoruz. Son olarak üzerini kakao serperek kaplıyoruz. Resimde gördüğünüz bu işlemlerin kadehte yapılmış olanı:)

Afiyet olsun.

14 Mayıs 2011 Cumartesi

Bahçeye çıkma zamanı!

Birkaç ay önce Eminönü'nden maydonoz tohumu almıştım. Amacım hem dolapta çürüyen maydonoz demetlerine engel olmak, hem de birşeyler yetiştiriyor olmanın keyfini yaşamaktı. Ama bu tohumları ekmem birkaç ayı buldu :) Önce neye ekeceğimi bulamadım, sonra artık atılmalık olan minik tenceremi atmayıp maydonoz tohumlarını ekmeye karar verdim. Maydonozlarım kendilerini göstermeye başladı:) Şu an balkonda, penceremin önünde büyüyüp soframıza gelmeye hazırlanıyorlar:)


Maydonozları, tencere dışında bir de uzun bir saksıya ektim. Saksıya biraz daha geç ektiğim için orada henüz bir kıpraşma yok:)
Geçen hafta işten erken çıkma fırsatım olan bir gün, pazara gittim.. Havalar bir türlü ısınamadı, yaz bir türlü gelemedi ama pazara yaz gelmiş bile! Yazlık kıyafetler, yazlık sebze meyveler, çiçekçiler (evet bildiğiniz saksı bitkileri, hepsi çok güzeldi hatta aralarında bonsai dahi vardı), enginarlar (bayılırım!!) ve fideciler... Bahçeleri ekme-dikme dönemi de gelmiş olduğundan fideciler de tezgahlarını açmış. Ben de maydonozlarıma arkadaş olması için bir de domates fidesi aldım. Şimdilik 1 tane, ama becerebilirsem seri üretime geçebilir; apartmanın bahçesine dikmeye başlayabilirim :)

Satıcı iki aya kadar domateslerin ancak olacağını söyledi. Sabırla bekleyip göreceğiz :)


5 Mayıs 2011 Perşembe

Selam Dünyalı !! :)

Uzun zamandır sayfamı başı boş bıraktığımın farkındayım. Ama benim hiç suçum yok, tüm suç blogspot'u yasaklayanlarda! Araya mesafe girince de dünya işlerine daldım tabii :)
Geri dönüşümü şöyle bir pastayla kutlayalım isterim :) Kendisi tarafımdan yapıldı ama tadı görüntüsü kadar iyi değil maalesef:(   Pasta kreması konusunda beni aydınlatana 100 bin lira vericiymmm :)
("100 bin lira para mı " nidalarını duyar gibiyim:))


Çikolatalı frambuazlı pasta yapmaktı amacım. Görüntü 10 numara, ama ahh o kreması yok mu.. Ben diyim muhallebi siz deyin puding!! Pastacı kreması istiyorum!!

20 Ocak 2011 Perşembe

Yaratıcı lokmalar..

Hem yaparken hem yerken eğlendiren türden yiyecekler bunlar. Sevgili arkadaşım Zeynep aracılığıyla ulaştığım ve burada bulabileceğiniz yaratıcı fikirler... Fazla söze de tarife de gerek yok..Resimler yeterince açıklayıcı:)

Pancar püresi katkılı ravioli:


Jöle ve meyve parçaları dolgulu kavun dilimleri:


Krema torbası ile yapılan krep:


Salata lokmaları:

ve bir diğer süpper fikir; sosisli makarna!! :))
Afiyet olsun...

21 Aralık 2010 Salı

Islak Kek

Pazar akşamı arkadaşım bana uğrayacağını söyledi ama daha sonra işi çıktığı için gelemedi. Ben bu esnada kekimi çoktan pişirmiştim bile. Dolayısıyla kek bize kaldı, eşim de bu durumdan çok memnun kaldıJ

Fotoğraf temsilidir.
malzemeler:
1 pk kakao
¾ su bardağı şeker
1 bardak süt
1 yumurta
50 gr tereyağı
Vanilya
Kabartma tozu
Un
Bir avuç ceviz içi
Önce yumurta ve şekeri karıştırıyoruz, üzerine kakao, süt ve eritilmiş tereyağını ekliyoruz.  Vanilyayı da ekleyerek karışımdan yarım su bardağı ayırıyoruz. Daha sonra un, ceviz  ve kabartma tozunu ekleyerek çırpıyoruz. Yağlanmış borcama döküyoruz. 170 derecelik fırında yaklaşık 25-35 dk pişiriyoruz. Piştikten sonra keki dilimlere ayırıp üzerine ayırdığımız yarım bardaklık sosu yayıyoruz.
Sıcak ve yumuşak yemek de çok zevkli ama buzdolabında beklemiş ve sertleşmiş kek de biraz browni tadında olmakta.

25 Kasım 2010 Perşembe

Noel Takvimi

Geçen sene Sofya'da, 24 Aralık'ta kutlanan Noel'e yaklaşırken piyasaya çıkan takvimler vardı -eminim her sene vardır, hatta tüm Hristiyan ülkelerde- ve biz ilk kez gördüğümüz için ilgimizi çekmişti. Aşağıda fotoğrafını göreceğiniz yaklaşık A4 kağıt boyutundaki bu takvimlerin üzerinde 1'den 24'e kadar numaralar karışık olarak sıralanmış ve her birinin altında minik çikolatalar bulunuyor. 1 Aralık itibariyle kullanılmaya başlanıyor ve 24 Aralık'a kadar her gün minik perforeleri yırtıp alttaki çikolatalardan yiyorsunuz:)


Marketlerde çok düşük fiyata satılan bu takvimleri kullanmak (yemek:)) çok zevkli... Bence ülkemizde de özel günler için yapılmalı...Haa ben 24 gün bekleyemedim o ayrı :)

 

Polonezköy Polina Şube

"Polina Şube'ye Polonezköy'e her gidişimde mutlaka uğrarım" dersem yalan olmaz ama yanlış anlamalara sebep olabilirim:) Polonezköy'e zaten ilk kez birkaç sene önce gitmiştim, ikincisi de geçen hafta oldu:)
İlk gidişimizde dolaşırken dışardan farkettiğimiz -farketmemek mümkün değil- sıcak mekanı davet etmişti bizi içeri... İkinci gidişimizde de yine ev yapımı, koca porsiyon pastalarından yiyelim dedik. Polina Şube, ben görmeyeli bayağı değişmiş ya da ilk ziyaretimde farkedememişim; arka tarafta muhteşem bahçesi ve farklı salonları bulunuyormuş! Polonezköy ziyaretinizde oraya uğramanızı şiddetle tavsiye etmeyeceğim, çünkü fotoğraflarını gördükten sonra zaten uğramak isteyeceğinize eminim:)










Ev yapımı pasta reyonu:)



Bu mini havuzda balıklar var!

Bahçedeki küçük kulübede iki hanım kızımız ders çalışıyordu:)

Geveze bir papağan:

Ne güzeller değil mi:

Polina Şube'ye ulaşmak için Polonezköy merkezdeki "Polina Şube" tabelalarını izlemek yeterli. Bu arada internette "Polina Pansiyon" isminde bir yere de denk geldim, sanıyorum mekan aynı...İlgililere duyrulur...



25 Ekim 2010 Pazartesi

Kırmızı Ev'de "Crème Brulée"

Sofya'da bir akşam, iş çıkışı arkadaşlarla dışarda yemek yemek için mekan ararken, aklıma web sitesini görüp beğendiğim Pastorant Restaurant (Пасторант) geldi. Sitesinde gördüğüm fotoğraflardan çok etkilenmiştim, çok sıcak bir ortam gibi görünüyordu ve "Hadi" dedim, "sizi oraya götüreyim". Ama sokakların isimlerini bilmediğin bir yerde bu restoranı bulmak ne mümkün! Dolaşıp dolaşıp bulamadıktan sonra "eeehh" dedik ve aramaktan vazgeçip kendimizi bize en yakın restoran olan Kırmızı Ev'e (Червената къща-chervenata kışta) attık. İyi ki öyle yapmışız.. Yemekler gayet lezzetliydi..
Yemeğimizi yedikten sonra bir de baktık yan masaya yanar dönerli, alevli bir tabak gidiyor. "Bu ne ola ki?" dedik ve hemen aynısından sipariş ettik :) Meğer "Crème Brulée" imiş. Hemen telefonumla çektiğim fotoğrafını paylaşıyorum.

Şöyle ki:

Sanıyorum tatlının üzerine bir miktar alkol döküyorlar bu alevli görüntü için. Bir süre sonra alevi yok oluyor ve afiyetle tatlınızı yiyorsunuz..Olur da yolunuz Sofya'ya düşer ise, Kırmızı Ev'de yanar dönerli Crème Brulée'yi bir deneyin derim:)

Bu arada, Pastorant Restaurant'ı daha sonra buldum, içine girdim ancak yemek yiyemedim. Ufak bir yer olduğu için her zaman yer olmuyor. Ancak aynen web sitesindeki gibi oldukça sıcak ve ev havasında.

13 Ekim 2010 Çarşamba

Kabak Dolması

Evvet sevgili okur, yemek tariflerine bir başladım pir başladım:) Bugünkü menümüzde kabak dolması bulunuyor. Resimden de göreceğiniz üzere bu dolmaları yaparken kabakları enine değil boyuna kestiğimden dolayı sandal şeklindeler ama tat olarak bildiğiniz kabak dolması:)


Tarifi buradan aldım, sadece kabak şekillerini değiştirdim, tercihi size bırakıyorum. Hee bu arada, ikişer tabak yeme garantilidir:)


10 Ekim 2010 Pazar

Elmalı Turta

Birkaç gündür canım elmalı turta istiyordu ama yapmaya zaman olmamıştı. Bugünün tatil günü olması ve dolaptaki elmaların kısa bir süre sonra çürüyecek olması sebebiyle artık zamanı geldi dedim ve işe koyuldum:) Sonuç resimdeki gibi oldu, lezzeti de gayet yerindeydi:)


Tarifi şöyle ki;
   
Hamur için malzemeler:
2 adet yumurta
3/4 su bardağı şeker
150 gr. margarin (oda sıcaklığında)
1 pk. vanilya
1 pk. kabartma tozu
Aldığı kadar un

Harç malzemesi:
6 adet elma
3-4 yemek kaşığı şeker
1 tatlı kaşığı tarçın

Yapılışı:
Elmaların kabuğunu soyduktan ve çekirdeklerini çıkardıktan sonra robottan geçirin. Teflon tavada yumuşayıncaya kadar pişirip üzerine şekeri ve tarçını ekleyin. Şeker eriyince altını kapatıp harcı beklemeye alın.
Hamur için; tüm malzemeleri karıştırdıktan ve ele yapışmayacak kıvamda, orta sertlikte bir hamur elde ettikten sonra 1/3'lük kısmını ayırın. Kalan kısmı yağlanmış tepsiye yayın (yayılan hamur kabaracağı için geniş bir tepsiye yaymanızı tavsiye ederim).  Hamurun üzerine elmalı harcı yayın ve ayırmış olduğunuz hamuru şeritler haline getirerek (ben krema sıkma poşeti kullandım) elmalı harcın üzerinde resimdeki gibi minik kareler oluşturun. Önceden 180 dereceye ısıttığınız fırında üzeri kızarana kadar yaklaşık 40-45 dk pişirin. Afiyet olsun:)

Ben tarifi buradan buldum ama biraz değiştirdiğim için benim tarifim yukarıdaki gibi oldu.

21 Eylül 2010 Salı

Yemek yemek!!

Dikkat ettim de, yemek üzerine hiç entry girmemişim; "Yemek, gezmek ve mekan kurgulu sofistike bir alan" oluşturma iddiama rağmen:)


Önceden, yaptığım yemeklerin ve kurduğum sofraların fotoğraflarını çekerdim. Bu aralar zaman  azlığından mıdır nedir sadece pişirip yemekle meşgul olabiliyorum:)
Yemek yemek demişken, yemek yememekten de bahsetmiş olalım:) Son zamanlarda "karbonhidrat diyeti" isimli diyeti çok sık duyar oldum ya da aldığım kilolardan dolayı benim ilgimi henüz çekti:) 2 gündür uygulamaktayımdır efendim, o nedenle uzun bir süre yemek başlığı altında yazı yazmayabilirim:) Sizin de ilginizi çekerse burdan buyrun..